7. sınıf Türkçe anlatım Biçimleri Örnek Soruları ve Testleri

7. sınıf Türkçe anlatım Biçimleri Örnek Soruları ve Testleri

Öğrenci Ders Notları
PAYLAŞ

7. sınıf Türkçe anlatım Biçimleri Örnek Soruları ve Testlerinde sizlere Türkçe Dersinizde sizlere yardımcı olacak soruları sunmaktayız. Ancak bu soruların cevaplarını vermedik çünkü bu cevapları bizim vermemiz durumunda sizin için yararlı olmayacağını düşündük.

 

  1. 1.        ‘Roman okumayı sevmeyenler arasında masaldan, destandan tat alanlar bulunabilir. Masal bize olmaya­cak şeyleri anlatır. Bizi yeryüzünün zorluklarından, yasalarından, törelerinden uzaklaştırıp cinlerin,peri­lerin dünyasına götürür. Roman ise gerçekten uzak­laşmaz, hep gerçeği anlatmaya çalışır.”

         Yukarıdaki paragrafta kullanılan en belirgin anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A)      Öyküleme            C) Açıklama

B)      Karşılaştırma      D) Betimleme

 

  1. 2.        Yağmur, ormandaki tüm izleri silmişti. Bir geyik bu­labilmek için sarp dağlara doğru tırmanıyorduk. Kim bilir, belki geyiğin çiğnediği yaprakların çıtırtısı yol gösteriyordu bize. Birden az ileride bir tüfek se­si duyuldu. Barut kokularının gelmesi, diğer avcıla­rın yakında olduğum gösteriyordu. Tüfek sesinin geldiği tarafa doğru yürümeye devam ettik. Az son­ra bir geyiğin başında üç avcıyı karşımızda bulduk. Birkaç dakika önce vurulan geyiğin vücudu sımsıcaktı; fakat bu sıcaklık onun Alapmar’dan bir daha kana kana su içmesini sağlayamayacaktı.

         Parçanın anlatımında aşağıdaki duyuların hangi­sinden yararlanılmamıştır?

A) Görme   B) Dokunma   C) Koklama   D) Tatma

 

  1. 3.        Günün bitiminde rüzgâr, uzak tepelerden bir kap­lan kükrer gibi birdenbire koptu. Işığı çoktan sönmüş, yağmurdan ağırlaşmış bulutları bu rüzgârlar gökyüzünün sıcağını yıkayıp götürdü. Yağmurdan sonra ortalığı basan sisler sonunda açılınca sakin kurşuni ufuklardan serin bir şafak söktü.

         Paragrafta hangi anlatım biçimi görülmektedir?

A)      Karşılaştırma                      C)  Örneklendirme

B)       Tartışma               D)  Betimleme (Tasvir etme)

 

  1. 1.         Adaletin kanunlarında bile mutlaka adaletsiz bir ta­raf vardır. Platon diyor ki: “Kanunların bütün ezici ve üzücü taraflarını anlatmaya kalkanlar yedi başlı ejderhanın başlarını kesmeye yelleniyorlar.”

         Yukarıdaki, paragrafta, aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A)      Tanımlama         C) Karşılaştırma

B)      Örneklendirme    D) Tanık gösterme

 

  1. 2.        İstanbul, insanı kendi haline bırakmaz, zorlar, büyüler. Binbir hile ile ta içine işleyip ille kendi düşü­ne sürükler. Yani, Ankara nereden bilsin böyle kan­dırmayı? Genç daha, bir çocuk. Bir bakarsınız dur­muş gülüyor, sizi birlikte oynamaya çağırıyor.

        Yukarıdaki paragrafta kullanılan en belirgin anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A)      Örneklendirme    C) Tanık gösterme

B)      Karşılaştırma      D) Benzetme

 

  1. 3.        ‘Sarı, uçları az kıvrık bıyıkları vardı. Kaşlar seyrek ve altın kumralı… Saçlar da öyle. Hafif bir gülümse­me yüzünden hiç eksik olmuyordu. Kirpiksiz gözle­ri bir noktaya duramayan iki damla mavi ışıktı. Eli­nizi sıkışından anlıyordunuz, çok kuvvetliydi. Bu adam Ömer Seyfettin’dir.

         Bu paragrafta anlatım tekniklerinden hangisi kulla­nılmıştır?

A)      Öyküleme            C) Karşılaştırma

B)      Betimleme           D) Tanık gösterme

 

  1. 4.        Mustafa’nın sabahçı kahvesinde ölü bir ışık hayal meyal seçiliyordu. Yürüdü.kapıyı aralayarak girdi. Sağda solda uyuyanlar vardı. Zayıf, soluk çehreli, ekseriye sakalları uzamış, nereden geldikleri meç­hul asker ceketli insanlar… İlerledi, uyanık kimse yoktu. Bir kesik horultu, insan nefesine karışan tü­tün, ayak kokusu… Döndü, çıkarken ayağı bir şeye takıldı, sendeledi. Baktı, yerde eski püskü bir boya­cı sandığı duruyordu.

 Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangile­rine başvurulmuştur?

A)   Öyküleme – betimleme

B)   Öyküleme – açıklama

C)   Örneklendirme – benzetme

D)   Betimleme – karşılaştırma

 

  1. 5.          I. Çocuklar kol kola okula gidiyordu.

II. Bu çayda hafif bir acılık var mı?

III. Odayı kaplayan ağır koku neden?

IV. Gurbet onu iyice yaşlandırmış.

Yukarıdaki cümlelerin hangileri “görme” ile ilgili de­ğildir?

B)      I-II         B) II-III          C) I-IV         D) I-III

 

  1. 6.        (l) Çocukken, bir değirmenin sularını boşaltarak beslediği küçük bir çayda gemi yüzdürdüğümü ha­tırlıyorum. (II) Bulunduğum yerde sular, bir menba suyunun şırıltısıyla yavaş yavaş akardı; ama bazı saatlerde değirmen çarkının uzak gürültüsü, söğüt­lerin arasından büyüyerek bana kadar gelirdi. (III) Hemen arkasından da sular yükselir, kabarır, ayak­larımın dibinde gürlemeye başlardı. (IV) ilk defa orada bir korku içimi kapladı; değirmencinin setleri açtığını görmemiştim de ondan.

Yukarıdaki cümlelerin hangi ikisinde hem görsel hem de işitsel öğelere yer verilmiştir?

A) I. ve III.      B) II. ve IV.      C) I. ve IV.     D) II. ve III.

 

 

 

  1. 1.       Yüz doksan sayfalık, dili yer yer oldukça bozuk ro­manında Halide Edip, romanın yazıldığı yılların bu­gün de geçerli olan bazı önemli toplumsal sorunları­nı tartışıyor. Özellikle ulusal kültür ve ulusal kimlik konularında, derinleştirilmemiş olmakla birlikte ilginç savlar getiriyor. Ulusal kalarak modernleşebilmenin çarelerini araştırıyor. Batılılaşma kavramına roma­nın yazıldığı döneme göre oldukça cesur eleştiriler getiriyor.

     Bu paragrafın anlatımında aşağıdaki anlatım yol­larından özellikle hangisine başvurulmuştur?

A)      Açıklama             C)   Tartışma

B)      Örneklendirme    D)   Betimleme

 

  1. 2.       Tembelliğin; yerine, adamına ve çağına göre girme­diği kalıp yoktur. Herkesin mizacına göre tavır alır ve konuşur. Tembelliğin bir adı gevşeklik, bir adı hoppa­lık ve züppelik, bir adı uyuşukluktur. Tembellik her­kesin karşısına her zaman aynı kılıkta çıkmaz. O, mesleksiz bir aktör gibi daima rol değiştirir.

        Yukarıdaki parçada hangi anlatım tekniği ağır bas­maktadır?

A) Örneklendirme      C) Açıklama

B) Tanımlama             D) Öyküleme

 

  1. 3.       (I) Zühtü Ağa av vaktinin geldiğini, kuşun kafesiyle birlikte gereken yere konulması gerektiğini kâhyaya hatırlattı. (II) Kâhya, üstü sımsıkı örtülü kafesi önü­müze koydu ve üzerindeki örtüyü usulcacık, sars­madan, sallamadan, ağır ağır kaldırdı. (III) Kuş, açık havaya çıkınca şöyle bir kabardı, ayağının birisinin tırnaklarını açarak ileriye uzattı, silkindi. (IV) Kırmızı halkalı gözlerinin beyaz perdelerini aça kapaya bize baktı, hafifçe öttü.

         Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisin­de gözleme yer verilmemiştir?

A) I B) II           C) III                                 D) IV.

 

  1. 4.       Mayıstaydık. Saat on bire geliyordu. Park bomboş­tu. Havada geceleri soğuyan toprağın o kara iklimi­ne özgü serinliği vardı. Tarlalardan nemli ot çayır ko­kuları geliyordu. Parkın genlerindeki kavakları yeni aşan tostoparlak ay, pırıl pırıl gülümsüyordu.

       Yukarıdaki parçada hangi duyudan yararlanılmamıştır?

A)      Koklama B) Görme C) Tatma  D) Dokunma

 

  1. 5.       “Akı karasından çok, alnına doğru seyrekleşmiş, da­ğınık saçlar, ufuk gibi bir alın. Sert dik kaşların kıl sa­çakları altında bir çift şen, tatlı göz parıldar.”

        Yukarıdaki paragrafta kullanılan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Açıklama B) Tanımlama C) Betimleme D) Öyküleme

 

  1. 6.       1912-1918 yılları arasında, edebiyatımız siyasi ve sosyal olayların etkisi altında hayatla, gerçekle, mil­li konularla ilgilenme gereğini idrak etmişti. O da de­ğişen sanat anlayışını daha da geliştiren bu şartlar içinde 1916’dan itibaren İkdâm’da yeni hikayelerini yayımlamaya başladı. Bu hikayelerin birçoğu savaş­lara, seferberliğe yahut bunlarla ilgili ıstıraplara, hü­zünlere aittir. Bu hikayelerde göze çarpan özellik, sade ve kısa olmasıdır. “Rahmet” bu özelliği taşıyan, güzel bir hikayesidir.

        Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)      Karşılaştırma      C)  Tartışma

B)      Açıklama             D)  Tanımlama

  1. 7.       Bir gece, yağmurlu bir gece. Pencere açık. Odanın sıcak havasına, dışardan giren nemli bir rüzgâr ka­rışıyor. Ve şırıltılar, gökten yere billur kırıkları düşü­yor, incecik sesle, çınlayışla, arada bir küçük aralık­larla sessizlikler…

       Parçada hangi duyu organımızla ilgili bir ayrıntıya yer verilmemiştir?

A) Görme    B) Dokunma    C) Tatma     D) İşitme

 

  1. 8.       (I) Toplum, kendi yaşantısını görmek ister edebiyat­ta. (II) Kendisi bulunduğu oranda bağlanır edebiya­ta. (III) Bu yönüyle edebiyat, toplumun aynası gibidir. (IV) Düşündüklerinizi, anladıklarınızı, duyduklarınızı yazılı ya da yazısız biçimde estetik bir kalıba sokma çabasıdır edebiyat.

       Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin han­gisinde “tanımlama” yapılmıştır?

A)      I              B) II            C) III                D) IV.

 

  1. 9.       Kurtuluş savaşında düşmanlarını kahramanca yenen Türk milleti henüz çağdaş ilim ve tekniğe sahip olmadığı için aynı başarıyı tabiat şartlarını değiştirmede gösterememiştir. Halide Edip Adıvar “Himmet Çocuk” adlı hikâyesinde “Anadolu’da hakim, insan değil tabiattır.” der. “Kuytu ormanlar, batak ovalar, sarp keskin yokuşlar, sonra karanlık kımıldıyormuş gibi insanı keserek, dondurarak esen acı rüzgârlar…”

       Paragrafın anlatımında hangi anlatım tekniğinden faydalanılmıştır?

A)      Karşılaştırma      C) Örneklendirme

B)      Öyküleme            D) Tanımlama

 

  1. 10.    Aşağıdakilerin hangisinin anlatımında Öyküleme yöntemi kullanılmamıştır?

A)      Havalar iyice ısındı mı köylüler eşyalarını traktör römorklarına yükleyerek birer ikişer yaylaya çıkar­lardı.

B)      Düşünce, doğa ve toplumla ilgili izlenimlerimizin      duygu dışında kalanlarının tümüdür.

C)      Ortalık iyice karışmıştı; gürültüler ta uzaktan bile duyuluyor olmalıydı.

D)      Zifiri karanlıkta az önümde iki kişi el lambası ile ilerliyordu; ben de onları takip ediyordum.

 

  1. 11.    Yazar da eleştirmen de edebiyatçıdır, ikisinin eserlerinde de edebiyat tadı vardır. Farklı oldukları yön­ler yok mudur? Hem de pek çok… Bir kere eleştir­menin işi sanatçının eseri iledir. Sanat eseri olmadan eleştiri olmaz. Halbuki yazarın işi okuyucusuyladır. Yazar kendinden önce bir eleştiriye ihtiyaç duymadan eserini oluşturur.

Bu parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinin hangi­sinden yararlanılmıştır?

A)      Açıklama             C) Karşılaştırma

B)      Tanımlama         D) Betimleme

 

  1. 12.    Kenarları buzlarla süslü pencere önünde, arkalıksız bir sandalyede arkadaşı Ayşe oturuyordu. Ayşe, ufak tefek, zayıf, sarışın, yirmi beş yaşlarında, yüzü pek solgun, uysal bakışlı, ilâ gözlü biriydi.

Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki anlatım biçimleri­nin hangisi kullanılmıştır?

A)      Açıklama             C) Betimleme

B)      Öyküleme            D) Tanımlama

 

  1. 13.    Kapı tokmağına doğru uzanan eli, havada kalakal­dı, yüzü biraz kızardı, çizgileri dikleşti, dudakları tit­redi, porsudu, mosmor kesildi, bayılacak gibiydi.

       Paragrafta hangi anlatım tekniği kullanılmıştır?

A)      Örneklendirme     C) Tartışma

B)      Açıklama              D) Betimleme

  1. 14.    Orta Anadolu’nun bu yerlerinde köyler şimdi bir buğday mahşeri… Tarlalarda güz hazırlıkları başlıyor.
    Sürülmüş toprak, step yeşilliğinin fışkırdığı kucaktır.Bu topraklardan hep yeşillik püskürecek. Bu toprak­lar biraz sonra bozkırları buğday, arpa, yulaf başaklarından bir denize çevirecek; insana, bu çorak âlemin canlı olduğunu duyuracak, yeşilliğe dinlendirici
    rengini verecek.

Parçada hangi duyumuzla ilgili bir ayrıntıya yer verilmiştir?

A)      Görme                   C)  Koklama

B)      Dokunma             D)  Tatma

 

  1. 15.    “Bu ikisinin nasıl arkadaş olduğuna hem de yıllarca nasıl anlaşabildiklerine bir türlü akıl erdiremezdim. Öyle farklı kişilikleri vardır ki insanı en çok bu durumları şaşırtırdı. Biri süt dökmüş kedi gibi mahzun bir tavır sergilerken öbürü sanki Afrika’nın vahşi ormanlarında bir av peşinde buralara düşmüş bir kaplandı”

      Paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangi iki­sinden yararlanılmıştır?

A)      Tanımlama- Örneklendirme

B)      Benzetme – Tanımlama

C)      Karşılaştırma – Benzetme

D)      Tanık gösterme – Örneklendirme

 

  1. 16.    Nutuk, hazırlıklı ve amaçlı bir konuşma türüdür. Nutku söyleyecek kimsenin konuşmasını önceden hazırlaması, onun başarısını etkiler. Konuşmacı düşüncelerini, söyleyeceği şeyleri açık ve net cümlelerle belirtmeli, yoruma açık, dikkati dağıtacak ifade­lerden kaçınmalıdır.

      Bu parçanın anlatımında anlatım tekniklerinden hangisine başvurulmuştur?

A)      Karşılaştırma      C) Betimleme

B)      Örnekleme           D) Açıklama

 

  1. 17.    Romanın her şeyden önce hayali bir öykü olduğunu bütün tenkitçiler kabul eder. “Roman sanatı” adlı eserinde Klaber Haenders görüşlerini şöyle sıralar: “Romancı birtakım maceralar oluşturarak okuyucunun merakını uyandırmaya çalışır. Âdeta, akşamları ocak başında iyi vakit geçirmeye yardım eden bir sihirbazdır o.”

      Bu parçada yazar düşüncelerini daha etkili kılabil­mek için hangi anlatım yöntemlerine başvurmuştur?

A)      Örneklendirme – Karşılaştırma

B)      Tanık gösterme – Benzetme

C)      Karşılaştırma-Tanımlama

D)      Karşılaştırma – Tanık gösterme

 

  1. 18.    Irmağa giden yol, kasabadan kurtulunca, göz alabildiğine uzanan sayısız şeftali bahçeleri arasından geçerdi. Haziran içinde bile bu gölgeli yerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden süzer, kızgın güneş ağaçların tepelerinden meyveler pişirir, rutubetli toprakta birbiri arakasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı. Suların serinliği, taze ot kokusu, gölgelik ve bereket ,içinde bahar, bu bahçelerde ta kışa kadar uzanıp giderdi.

       Bu parçada hangi duyu organımızla algılanan ayrıntılara yer verilmemiştir?

A)      Görme                   C)  İşitme

B)      Koklama              D)  Dokunma

 

 

 

  1. 19.    Sabah güneşin ilk ışıklarıyla yola çıktık. Bir gün öncesine göre Manyas Gölü oldukça sakindi. Rahat bir yolculuktan sonra Kabak Adası göründü. Adanın kıyısındaki sazlıkların içi pelikanlarla doluydu. Pelikanların üzerimize saldırmalarından korktuğumuz için yanlarına kadar sokulamadık.

Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi ağır basmaktadır?

A)      Açıklayıcı anlatım            C)  Öyküleyici anlatım

B)      Betimleyici anlatım           D)  Karşılaştırmalı anlatım

 

  1. 20.    “Çiçekleri açmış meyve ağaçları ile dopdolu bir vadi arasında değirmenler dönüyor, sular tatlı tatlı çağlıyor, ciğerlerimize çiçek kokusu doluyor.”cümlesinde hangi duyumuzla ilgili bir ayrıntıdan söz edilmemiştir?

A)      İşitme                                   C)  Tatma

B)      Görme                                  D)  Koklama

 

  1. 21.    “On olmadan da bütün yayla ayaktaydı. Önce köpekler bir başka türlü havlaya havlaya, beyaz çadırların önünden geçerek çamlığa doğru yokuş yukarı koştular, sonra Yörükler de oraya gitti. Şimdi artık kimi öfkeli, kimi acı acı ve soluk soluğa hırlamalar işitiliyor, bunlara insan haykırışları karışıyor, arada sırada silahlar patlıyordu…”

Paragrafta kullanılan anlatım tekniği nedir?

A)      Tartışma                              C)  Betimleme

B)      Açıklama                             D)  Öyküleme

 

  1. 22.    Aydınlık gök mavisi altında dinlenme saatleri öğleden sonraları başlar Ağrı’nın. İkindiye doğru güneş eteklerine vurunca tepeler, vadiler, düzlükler, derin girintiler… gün ışığı altında mor bir aydınlığa bürünür. Sabahları seçilemeyen, sisli bir karartıdan ibaret olan bu manzaranın, çıplak gözle seçilebilecek kadar belirginleşmesi, ayrıntıların zengin ve uysal görünüşü şaşırtır sizi. Dağın seyri kadar, eteklerinde oluşan renk cümbüşünün temaşası da doyumsuz olmuştur.

Paragraf için hangisi söylenemez?

A)      Betimlemeler yapılmıştır.

B)      Kişileştirmeler yapılmıştır.

C)      Karşılaştırmalar yapılmıştır.

D)      Tanımlamalar yapılmıştır.

 

  1. 23.    Naim Efendi’nin hıçkırığı aşağıdaki taşlıktan itibaren duyuluyordu; insan, evvela başının üstündeki tavana iri damlalar halinde bir sı aktığına hükmederdi; fakat daha ziyade yaklaşınca, bu ses, iri su damlalarının bir tahta üzerine düşüşünden başka bir şey değildi. Sanki büyük, bozuk bir saatin tik taklarını andırır.

Parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerine başvurulmuştur?

A)      Öyküleme-Betimleme

B)      Öyküleme-Açıklama

C)      Betimleme-Tartışma

D)      Örneklendirme-Benzetme

 

  1. 24.    Sevgiden daha güzel bir duygu yoktur. Bize zararı dokunmayan her şeyi; ağacı, çiçeği, hayvanı, hele insanı sevmek ne büyük mutluluktur. Annemizi, babamızı, kardeşlerimizi ve arkadaşlarımızı sevmeden, yüzünü bile görmediğimiz insanları sevemeyeceğimizi bilmek gerekir.

Bu parçada, aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır?

A)      Karşılaştırma                      C)  Açıklama

B)      Betimleme                           D)  Öyküleme

 

www.kademeliegitim.com

 

 

  1. 25.    Sanat eserlerinde güzellik, kullanılan malzemeye değil, onları bir araya getiriş, kullanış tarzına bağlıdır. Aynı tip boyalarla usta ressam şaheserler yaratır, benim gibi doğru bir çizgi çekemeyen biri sadece tuvali karalar. Dili kullanış da bundan farksızdır.

Parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisine başvurulmuştur?

A)      Benzetme                            C)  Öyküleme

B)      Tartışma                              D)  Tasvir (Betimleme)

 

  1. 26.    Kıraathane pek tenha idi. İki üç kişi, sönmüş sobanın yanında alçak sesle dertleşiyor, bir ihtiyar memur, burnuna düşmüş bir gözlük, elinde bir gazete ile uyukluyordu. Ağır ağır kahvenin ortasına doğru ilerleyerek bir iskemleye iliştim. Kahvecinin getirdiği çayı yudumlarken bir yandan da geçen akşam olanları düşünüyordum.

Paragrafta hangi duyudan yararlanılmamıştır?

A)      Görme                                  C)  Koklama

B)      İşitme                                   D)  Tatma

 

  1. 27.    Bazıları, “Türk futbolu ne ise Türk romanı da odur.” Diyerek toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek istiyorlar. Bu, bir dereceye kadar doğrudur; ama buna tam doğru demek doğru değildir. Mesela Pakisten, Avrupa ülkelerine göre geridir; fakat Batı’da çok revaçta olan golf sporunda iddialıdır. Çünkü İngiltere’nin sömürgesi olduğu yıllarda orada golf oynanmış ve bu spor kitlelere mal edilmiş; gelenekleşmiştir.

Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım yollarından hangi ikisi bir arada kullanılmıştır?

A)      Örneklendirme-Tanık gösterme

B)      Örneklendirme-Tartışma

C)      Açıklama-Tanık gösterme

D)      Açıklama-Değerlendirme

 

  1. 28.    Dilimizin güzelliği ile ilgili düşünceleri, birçok yakınımızdan duyduğumuz gibi Amerikalı, İngiliz ve Fransızlardan da duymak mümkündür. Aklına her geleni olduğu gibi söylemesiyle meşhur bir lordun tespiti ilginçtir. Lord bir saat süren konferansını verip, kürsüden aşağı indikten sonra, konuşmasını Türkçe’ye tercüme eden hanım için: “Ben hayatımda hiç bu kadar ahenkli bir yabancı dil dinlemedim.”demiştir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)      Öznel ifadelere yer verilmiştir.

B)      Alıntı yapılmıştır.

C)      Benzetmelerden yaralanılmıştır.

D)      Örneklendirme yapılmıştır.

 

  1. 29.    Çok defa anı ile karıştırılmakla birlikte günlüğün anıdan farkı bir tür olduğu ortada. Yaşantıların günü gününe ya da kısa zaman aralıklarla kaydedilmesi olarak tanımlanabilecek günlük; geçmişte kalanları anlatan anıdan farklıdır. Bir bakıma anı geçmişle hesaplaşmadır, günlük gelecekle. Anı geçmişe koşar, günlük yarına…

Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım yollarından hangisi kullanılmamıştır?

A)      Tanımlama

B)      Karşılaştırma

C)      Açıklama

D)      Örneklendirme

  1. 4.        Aşağıdaki cümlelerin hangisinde görme ve dokun­ma duyularına ait ayrıntılar bir arada verilmiştir?

A) Sararmış yaprakların hışırtısında mutluğunu hatırlıyordu.

B) Uzayıp giden yemyeşil yollarda içime ferahlık geli­yor.

C) Renk renk çiçeklere hayranlıkla bakıyorduk.

D) Pamuk gibi yumuşak, dalgalı saçlarını rüzgâr ok­şuyor.

 

  1. 5.                  Uyandığımda kar hâlâ yağıyordu. Kar, mahallemizdeki bütün evlerin çatılarını kapatmıştı. Yollar ve ka­pımızın önü de kapanmıştı. Üç dört gün kapıdan dı­şarıya çıkamayacağımı sanmıştım. Dışarıdan esen soğuk rüzgârın uğultusu insana korku veriyordu. Kar ve soğuk yüzünden okulumuz da tatil edilmişti.

        Parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)      Örneklendirme    C) Öyküleme

B)      Açıklama             D)  Kanıtlama

 

  1. 6.        ‘Bazı insanlar çeşitli imkânsızlıklar yüzünden oku-yamamışlardır. Bunlar büyük bir azimle kendi ken­dilerini yetiştirmişler ve mesleklerinde çok başarılı olmuşlardır. Ülkemizde bu insanlara en iyi örnek Peyami Safa’dır.”

Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım tekniği kulla­nılmıştır?

A)      Öyküleme            C) Tanımlama

B)      Açıklama             D) Örneklendirme

 

  1. 7.        Aşağıdaki cümlelerden hangisinde İşitsel öğeler­den yararlanılmıştır?

A)      Köyde kış hazırlıkları bitip tükenmek bilmiyor.

B)      Soğanlar kurutuldu, buğdaylar deste deste yapıldı.

C)      Analar, yavrularını kapıların eşiğinde bırakıyorlar.

D)      Yağmur dinince her tarafı kuş cıvıltıları sarmıştı.

 

 

  1. 8.        “Günlük başka şey, anı başka şeydir. Şimdiye ka­dar, hiçbir Türk yazarının elinden çıkmış ve yayın­lanmış bir günlük gördüğümü hatırlamıyorum. Ol­gunlaşan bir hayatın sonlarına doğru, geçmiş gün­lerden derlenmiş anılar var. Halit Ziya’nın Kırk Yıl’ı Hüseyin Cahit’in Edebiyat Hatıralar’ı İlk akla gelen­ler arasında. Ama bunlar da günlükle karıştırılma­malı. Günlük ileriye gider, anı geriye doğru gider. Biri yaşarken, öbürü yaşadıktan sonra yazılır.” Yukarıdaki paragrafta yazarın özellikle başvurduğu anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tanımlama           C)Karşılaştırma

B) Tartışma                D) Örneklendirme

 

  1. 9.        Yazarken kaliteli yazarların eserlerini bir tarafa ayırırım. Onları taklit etmekten, aynı tadı vermekten çekini­rim. Ben, çizgime ulaşmalıyım, ulaşmak zorundayım. Bu ise çok çalışmak ve gittikçe çizgime yaklaşan eser­leri vermekle olur sanırım.

Yazarın ulaşmak istediği özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A)      Nesnellik B)  Öğreticilik C) Kalıcılık D)  Özgürlük

 

  1. 10.     Bir Ulvi Bey’i vardı “Bizim Yokuş”un: Yeşille mavi karışık, griye çalan iki göz. Uzunca bir çene üstün­de genişçe bir kafa. Daima taralı, sık, dalgalı, saç­lar. Pantolon her gün sabahtan akşama kadar ütülü. Gömleğin yakası bembeyaz…

Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi kullanılmıştır?

A)      Betimleme           C) Açıklama

B)      Öyküleme            D) Karşılaştırma

 

  1. 11.     Bu yazımda “ipsiz sapsız” deyimini kullandım. Doğrusunun “epsiz sapsız” olduğunu sanıyorum, “ep” Türkçe’de “sebep” demektir. “Sap”da bir söze verilen cevapta “sıra, düzen gözetme” demektir. Böyle olunca “ipsiz sapsız konuşmak” bir sebep aramadan, düzen gözetmeden konuşmak demek olur.

        Bu paragrafın anlatımında aşağıdaki anlatım tek­niklerinden hangisi kullanılmıştır?

A)      Açıklama             C) Öyküleme

B)      Tartışma              D) Betimleme

 

  1. 12.     Mavi sonsuzlukta uçan kuşlar; çiçekten çiçeğe ge­zen arının vızıltısı; rüzgârın sert esmesi; çiçeklerin kokusu onu mutlu ediyor, hayata yeniden bağlıyor­du.

        Yukarıdaki cümlede hangi duyu organına ait ayrın­tı verilmemiştir?

A)      Görme B) Tatma C) Dokunma D) Koklama

 

  1. 13.     Yaz geceleri Boğaziçi’nde hava durgunlaştıkça de­niz durgunlaştıkça, ateşböcekleri, üstüne konup dinlendikleri kadife de hiç kıpırdamıyor. Sonbahar gecelerindeyse esinti çıkar çıkmaz, rüzgâr hele şiddetli eserse, ateş böcekleri oradan oraya dalga­lanıyordu. İşte böylece gece, her mevsim yeni ye­ni, gece mavisi, lacivert kadife kumaşlar kuşanıyor, küçük küçük zümrütler, yakutlar,safirler bu kadife, yanardöner kumaşlara serpişiyordu.

        Parçanın anlatımı için aşağıdakilerden  hangisi söylenemez?

A)      Varlıklar hareket halinde yansıtılmıştır.

B)      Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.

C)      Kişileştirmeye başvurulmuştur.

D)      işitsel öğelere yer verilmiştir.
Eğitim hayatınızda yararlanacağınız testler ve yazılı sınav sorularını sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. 

BİR CEVAP BIRAK