Antalya’nın İncisi Alanya’da Bir Tatil Zamanında Yaşadıklarımız

Antalya’nın İncisi Alanya’da Bir Tatil Zamanında Yaşadıklarımız

Gezelim Görelim
PAYLAŞ
Alanya Kalesi Resimleri

Geçen yıl, Antalya’nın bana göre en güzel yerlerinden biri olan Alanya’ ya ailecek gezi düzenledik.  24 Ağustos sabahı 04.00 gibi hareket etmeye karar verdik. Ankara’dan 04.00 gibi yola çıkıp öğlen sıcağına kalmadan Alanya’ ya varmayı planlıyorduk.  Alanya’ ya defalarca gitmeme rağmen çok heyecanlanmıştım. Hatta o gece uyumakta bayağı zorlandım . Uykuya dalarken gezmeyi planladığım Dim çayı, Manavgat şelalesini düşünerek uykuya dalmışım.  Sabah gün ağarmadan 03.00 gibi uyandım. Heyecanım hala geçmemişti.

Eşim ve kızımda uyanınca en son hazırlıklarımızı  tamamlayıp sabahın alaca karanlığında kendi aracımızla yola çıktık.  Uzun yola gitmeyi hep sevmişimdir. Yolculuk esnasında birçok doğa güzelliği, farklı yerleri görme,  daha önceden gördüğün yerlerdeki değişimler  içimde farklı  heyecanlar oluşturur.  Konya yolundan sonra Akseki dağlarına tırmanmadan mola verdik,  mangal yaktık. Güzel bir yemeğin ardından çayımızı içip tekrar yola koyulduk. Yolculuk çok eğlenceli geçiyordu.

Alanya Gece Manzarası Resimleri

Yavaş yavaş, dura dura ilerlediğimiz yol öğleden sonra 13.00 gibi bitti. Yolculuk sırasında anlamamıştım ama bayağı yorulmuştum. Fakat bu tatlı yorgunluğu umursamadan tatilimizi geçireceğimiz otele yerleştik. Otelde ilk karşılaştığımız resepsiyon görevlileri bizi güzler yüz ve hoş sohbetle karşılayıp otele girişimizi yapıp öğle yemeği için bizi restorana yönlendirdiler.  Öğle yemeğini yerken akşama kadar havuzda serinleyip oteli  ve çevreyi tanımayı ertesi gün Alanya’nın altını üstüne getirmeyi planladık. Sabah ilk işimiz Dim çayındaki kafelerden birinde  kahvaltı yapmaktı.

Alanya Dim Çayı Resimleri

Toros dağlarından inen çay ve  yemyeşil doğal güzelliğiyle, çay içinde ahşap kamelyada kuş sesleri eşliğinde güzel bir kahvaltı. Düşünmesi bile çok güzel .. Dim çayı çevresi hep kafe ve restoranlarla çevrili oturma alanları yerde eski usuldü.  Ayrıca Dim çayı boyunca devamlı bir hareketlilik ama gürültüsüz çok muhteşem bir manzaraydı.  Ben daha önceleri turizm işiyle uğraştığımdan dolayı buraları biliyordum. Onun için Dim çayının meşhur yerlerinden olan Çınaraltı kafede enfes bir köy kahvaltısı  yaptık. Kahvaltı sonrası Dim çayı boyunca yürüyüp, toros dağlarının temiz havasını ciğerlerimize doldurduk. Dim çayının çevresi Alanya’da sıcaktan gölgede bile durulmazken hep çok serindir. Dim çayı çevresinde o kadar büyük ağaçlar vardı ki ağaçların tepelerine bile masa sandalye koyarak oturma düzeni oluşturulmuş ve hoş bir görünüm sağlanmıştı.

Dim Çayı civarındaki  gezimiz öğleden sonraya dek sürdü.  Alanya Kalesini  görmek için kaleye tırmanmaya karar verdik. Bu tırmanış bayağı bir zaman aldı. Öğle sıcağının etkisi de vardı tabii…

Alanya kalesinin içindeki gezimiz 2 saat kadar sürdü. Hediyelik eşya standları yöresel yiyecek satanlar falan derken ordan nasıl çıktığımızı anlayamadık. Kalenin Alaaddin Keykubat tarafından fetih hikayesini de orda ki yaşlı bir esnaf amcadan dinledikten sonra tekrar aşağıya inip kızıl kule ve alanya plajını  gezdik. Kızıl kule ve Alanya Kalesine bakınca bu yapıların yıllar önce iş makinalarının olmadığı imkansızlıklar içinde yapılışı bende gerçekten hayranlık uyandırdı. Gezdiğimiz tüm yerlerde fotoğraflar çektik. Akşama doğru  Alanya gezimizi tamamladık.  İlk günü böyle hızlı ve yorucu geçen tatilimizin kalan 4 gününü otelin havuz ve plajında geçirdik. Son gün otelden ayrılmak bizim için biraz zor olmuştu ama yola çıkınca evimizi özlediğimizide anladık. Yorucu bir yolculuk sonrası evimize gelmiştik. 5 günün sonunda unutamayacağımız güzel bir anımız olmuştu …

Ersin AYGÜL (Tatil Anılarım 2016)

BİR CEVAP BIRAK