Girişken Olun, Saldırgan Değil

Girişken Olun, Saldırgan Değil

Kişisel Gelişim Yazıları
PAYLAŞ
Saldırgan

Kişisel Gelişim Yazıları ve Makalelerimize Yeni yazımız ile devam ediyoruz.

Çekingenliğin saldırganlıktan çok da farklı olmadığı sonucuna vardıysanız, haklısınız: Her ikisi de kişinin bir du­rum veya kişi tarafından tehdit edildiği duygusundan kay­naklanır.

Bu tehdit fiziksel değildir; kişinin benlik imgesine veya benlik değerine ve kişinin kendine ilişkin görüşüne kar­şıdır. Tehdit edildiğinizi hissederseniz, çekingen davranarak çatışmadan kaçınabilirsiniz; ya da karşı saldırıya geçerek kendinizi tehditten korumak amacıyla saldırgan davranabilir­siniz. ‘En iyi savunma saldırıdır’ atasözü bu anlama gelmek­tedir.

Bu inançların tümü öfkeli veya düşmanca gözükmekle birlik­te, aslında bunlar düşük benlik değerini gizleme çabalarıdır. Tümü de ‘Başarmalıyım, yoksa beş para etmem’ anlamına ge­lir.

Jakubowski ve Lange’m öne sürdüğü gibi, ‘İyi olmak için kazanmak zorunda olduğunuza inanmak, basit bir fikir ayrı­lığını bir tehdide dönüştürür; biri size karşı çıktığında bu teh­dit ölümcül bir savaşa dönüşür.’

Girişken Olun, Saldırgan Değil

İlk bakışta, saldırgan davranışın ardında 2 veya hatta 3 numaralı Temel Mantıksız İnancın yattığı düşünülebilir. Ne var ki, yukarıda da gösterildiği gibi, bu inançlar ‘benlik kaygısı’ nın göstergesidir ve kişinin kırılgan benliğini buna karşı algılanan bir tehdide karşı savunma çabalarını temsil ederler.

Demek ki, esas olarak 1 numaralı Temel Mantıksız İnancın türevleri ile karşı karşıyayız. Çekingen davranışlarınızla nasıl başa çıkacağınızı tartışırken bunu da ele almıştık.

Buna göre, girişken olmak, öncelikle saldırgan eğilim­lerinizi destekleyen telkinleri tanımlamayı ve bunlara meydan okumayı, ikinci olarak da bunların yerine mantıklı seçenekler koymayı içerir.

Daha önce örneğin ‘Benim haklı onların hak­sız olduğunu kanıtlamalıyım’a inanıyorduysanız, bunu şu telkin ile değiştirmelisiniz:

‘Haklı olduğumu kanıtlamayı yeğlerdim; ama bunu yapmak zorunda değilim. Benim hatalı olduğum ortaya çıkar­sa, yanlışlarımdan bir şeyler öğrenmiş olurdum.

Her durum­da, haklı veya haksız olduğumun kanıtlanması benim kişilik değerimle hiç ilişkili değil. İnsanlar olarak hata yapabilen varlıklarız.

Başkalarının da benim kadar görüşlerini ifadeye etmeye haklan olduğuna göre, onların haklarına saygı duy­malıyım ve her ikimize de yarar getirecek bir diyalog kurul­masına yardım etmeliyim.’

Ali ÜNAL

BİR CEVAP BIRAK